HAYVANCILIĞIN ACIKLI HALİ |
||
Kendi kendine yeten yedi ülkeden biri ütopyasının sonu geldi. Deniz bitti. Batı ülkelerinin bir asır önce tehlikeyi görüp çaresini bulduğu arazi parçalanması tarımımızın en büyük problemlerinden biridir. Hiçbir parti ve siyasimiz bu konuyu çözmek için uğraşmamış, hatta gündeme bile getirmemiştir. Hatta hükümetimizin başı bir zamanlar toprak reformu hülyalarıyla toprakları parçalayıp ufaltarak tarımı kurtaracağını sanıyordu. Batı ülkelerinde ise sanayide olduğu gibi tarımda da rantabilitenin birimlerin büyümesi, mekanizasyonun yaygınlaşmasıyla artacağı görülmüş, miras hukukuyla tarımda bölünmeyi önlemişlerdir. Ülkemiz tarımında mekanizasyon parçalanma ve küçülme sebebiyle çok yavaş geliştiği gibi yanlış sahalara yönelmiştir. Üçyüzbin traktör ihtiyacı karşılayacakken ülkemiz çiftçisi sekizyüzbin traktöre yatırım yapmıştır. Öte yandan bir traktör arkasına takılan ekipman ağırlığı batı ülkelerinde otuz ton iken bizde üç tonda kalmıştır. Nüfusumuzun %45'i hala tarımda iken AB ülkelerinde bu oran %9-11'e, ABD'de %2' e düşmüştür. Tarımdaki nüfusun diğer sahalara kaydırılabilmesi pek kolay olmasa gerek ki bizim partilerimiz ve siyasilerimiz zaten tarımdaki oy potansiyelini de kaybetmek istemezler. Ufak tefek destekler zaten kanaatkar olan köylünün köyünde tutulmasına yetmektedir. Hem zaten destekler parti ve siyasilerimizin cebinden mi çıkıyor ki? |